Yabancılar hukuku, Türkiye’de bulunan veya bulunmak isteyen yabancı uyruklu kişilerin ikamet, çalışma, vatandaşlık kazanma ve sınır dışı (deport) edilme süreçlerine ilişkin hak ve yükümlülüklerini düzenleyen, İdare Hukuku ile doğrudan iç içe geçmiş son derece teknik bir hukuk dalıdır.

Türkiye'nin jeopolitik konumu ve artan göç hareketliliği, yabancıların ülkeye giriş ve kalış şartlarını oldukça katı kurallara ve sıkı denetimlere tabi kılmıştır.

Başta İl Göç İdaresi Müdürlükleri olmak üzere resmi makamlar nezdinde yürütülen bu hassas süreçlerde yapılacak en ufak bir usul hatası, eksik bir evrak veya kaçırılan kısa bir itiraz süresi; kişinin Türkiye'deki yasal statüsünün iptal edilmesine, yatırımlarının heba olmasına ve ülkeye giriş yasağı konularak sınır dışı edilmesine yol açabilmektedir.

Bu nedenle, Türkiye’de yasal statünün en başta doğru hukuki temeller üzerine kurulması ve olası idari engellerin aşılması, telafisi imkansız mağduriyetlerin önlenmesi adına hayati bir zorunluluktur.

Av. Sena Koparan Şafak, İstanbul yabancılar hukuku avukatı olarak, yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ortaklı şirketlerin Türkiye’deki tüm hukuki süreçlerini ulusal ve uluslararası mevzuat çerçevesinde profesyonelce yönetmektedir.

İkamet izni başvurularından yatırım yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılmasına, haksız tahdit kodlarının kaldırılmasından sınır dışı (deport) kararlarının iptali davalarına kadar uzanan geniş bir yelpazede hukuki destek sunulmaktadır.

Temel önceliğimiz; müvekkillerimizin idari kurumlar önündeki başvuru, itiraz ve dava aşamalarını güncel uygulamalar ışığında titizlikle takip etmek, yasal haklarını bir kalkan gibi korumak ve Türkiye'deki hukuki statülerini en hızlı, güvenli ve sorunsuz şekilde güvence altına almaktır.

Yabancılar Hukuku Nedir?

Yabancılar hukuku; bir devletin ülkesinde bulunan, ülkesine girmek isteyen veya ülkesinden ayrılacak olan yabancı uyruklu kişilerin tabi olduğu kuralları, hakları ve yükümlülükleri düzenleyen özel bir hukuk dalıdır.

Türkiye'de bu alanın temel omurgasını 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) ile Türk Vatandaşlığı Kanunu oluşturur. Yabancılar hukuku sadece bireylerin seyahat özgürlüğünü değil; aynı zamanda Türkiye'de mülkiyet edinme, şirket kurma, evlenme, boşanma, miras bırakma ve çalışma gibi temel idari ve medeni haklarını da doğrudan belirler.

Özünde idare hukuku ile sıkı sıkıya bağlı olan bu alan, devletin egemenlik hakları ile yabancıların temel insan hakları arasındaki o hassas dengeyi kurar.

Dolayısıyla yabancılar hukuku, sıradan bir vize danışmanlığı değil; devletin resmi kurumları (Göç İdaresi, Nüfus Müdürlükleri, Bakanlıklar) karşısında yabancıların hukuki varlığını ve güvenliğini tesis eden katı ve şekilci bir yasal disiplindir.

Yabancılar Hukuku Neleri Kapsar?

Yabancılar hukukunun kapsamı, bir yabancının Türkiye sınırlarına adım attığı andan itibaren karşılaşabileceği tüm hukuki ve idari süreçleri içine alacak kadar geniştir.

Bu kapsamın en başında; ülkeye yasal giriş şartlarını belirleyen vize işlemleri ve kısa/uzun dönem ikamet (oturma) izni başvuruları gelir. Yabancıların Türkiye'de yasal olarak istihdam edilebilmesi veya kendi işini kurabilmesi için zorunlu olan çalışma izni süreçleri de bu alanın ayrılmaz bir parçasıdır.

Yabancı yatırımlar (gayrimenkul alımı veya sermaye transferi) yoluyla ya da evlilik gibi istisnai yollarla Türk vatandaşlığının kazanılması, yabancıların Türkiye'de taşınmaz (ev, arsa) edinimi ve miras intikalleri bu hukuki şemsiye altında yürütülür.

Bunların yanı sıra; vize ihlali yapan, suça karışan veya kamu güvenliğini tehdit ettiği iddia edilen yabancılar hakkında alınan deport (sınır dışı) kararları, idari gözetim altına alınma süreçleri, tahdit kodlarının (giriş yasaklarının) iptali ve uluslararası koruma (iltica) talepleri de yabancılar hukukunun en hayati ve dava yoğunluğu en yüksek konularını kapsar.

İkamet İzni Başvurusu ve Uzatma İşlemleri

İkamet İzni Başvurusu ve Uzatma İşlemleri

Türkiye’de yasal olarak yaşamak, çalışmak veya eğitim görmek isteyen yabancıların, ülkede kalış amaçlarına ve kişisel durumlarına en uygun ikamet izni (oturma izni) türünü belirleyerek süresi içinde başvuru yapmaları yasal bir zorunluluktur.

Göç İdaresi Başkanlığı'nın giderek zorlaşan kriterleri ve titiz incelemeleri göz önüne alındığında; kulaktan dolma bilgilerle veya yetkisiz aracılarla yapılan başvurular genellikle ağır sonuçlar doğurmaktadır.

En ufak bir evrak eksikliği veya yanlış başvuru türü seçimi, başvurunun reddedilmesine, mevcut iznin iptaline ve yabancının aniden "kaçak (illegal)" durumuna düşmesine neden olmaktadır.

Hukuk büromuz; yabancıların durumuna göre kısa dönem ikamet izni, Türk vatandaşıyla evli olanlar için aile ikamet izni, eğitim görecekler için öğrenci ikamet izni ve yasal şartları sağlayanlar için uzun dönem ikamet izni başvurularını eksiksiz bir hukuki dosya ile hazırlamaktadır.

Ayrıca, süresi dolmak üzere olan izinlerin uzatma işlemleri titizlikle takip edilmekte ve idare tarafından haksız yere verilen ikamet izni ret kararlarına karşı İdare Mahkemelerinde iptal davaları açılarak yabancıların yasal statüsü mahkeme kararıyla koruma altına alınmaktadır.

İstisnai ve Yatırım Yoluyla Vatandaşlık

Türk vatandaşlığının kazanılması, bir yabancının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde elde edebileceği en üst düzey, kalıcı ve ayrıcalıklı hukuki statüdür. Ancak bu süreç; özellikle güvenlik soruşturmaları ve arşiv araştırmaları aşamalarında mevzuata milimetrik bir uyum gerektirir.

Sürecin, yalnızca bir gayrimenkul satın almaktan veya bankaya para yatırmaktan ibaret olmadığı; BDDK, Tapu Kadastro ve Nüfus Müdürlükleri arasında kusursuz bir hukuki koordinasyon gerektirdiği unutulmamalıdır.

Büromuz; özellikle uluslararası yatırımcıların en çok tercih ettiği yüksek bütçeli yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı ve taşınmaz (gayrimenkul) edinimi yoluyla vatandaşlık başvurusu süreçlerini, dövizin ülkeye girişinden Türk pasaportunun teslim alınmasına kadar "anahtar teslim" bir hukuki güvenceyle yönetmektedir.

Bunun yanı sıra; bilim, spor veya kültür alanında öne çıkan kişiler için istisnai vatandaşlık başvurusu ve evlenme yoluyla vatandaşlık başvurusu işlemleri yürütülmekte; idarenin hukuka aykırı veya gerekçesiz olarak verdiği vatandaşlık başvurusu ret kararlarına karşı iptal davaları açılarak müvekkillerimizin vatandaşlık hakkı yargı yoluyla tescil edilmektedir.

Deport (Sınır Dışı) Kararına İtiraz ve İptal Davaları

Yabancıların Türkiye'de karşılaşabileceği en ağır, en korkutucu ve telafisi en zor hukuki yaptırım şüphesiz ki sınır dışı (deport) kararlarıdır.

Hakkında deport kararı verilen ve genellikle Geri Gönderme Merkezlerinde (GGM) idari gözetim altına alınan (özgürlüğü kısıtlanan) yabancılar açısından; bu kararın iptali için kanunun öngördüğü çok kısa ve kesin yasal süreler (çoğu durumda tebliğden itibaren 7 gün) içerisinde İdare Mahkemelerine başvurulması kelimenin tam anlamıyla "hayati" bir önem taşır.

Aksi halde kişi sadece Türkiye'den zorla çıkarılmakla kalmaz, aynı zamanda 5 yıla kadar (bazen süresiz) Türkiye'ye giriş yasağı ile karşı karşıya kalır ve kurulu düzeni paramparça olur.

Büromuz, haksız yere tesis edilen deport (sınır dışı) kararının iptali davaları ile müvekkilin özgürlüğünü elinden alan idari gözetim kararına itiraz süreçlerini derhal ve agresif bir hukuki müdahaleyle, zamanla yarışarak başlatmaktadır.

Ayrıca, yabancıların ülkeye girişini engelleyen veya vize almalarını imkansız hale getiren (Ç-114, G-87, V-71 gibi) haksız tahdit kodlarının kaldırılması ve geçmişte konulmuş giriş yasağının kaldırılması (meşruhatlı vize başvuruları) işlemleri, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatları ışığında etkin bir şekilde yürütülmektedir.

Yabancılar Hukuku Alanında Akademik ve Uygulama Deneyimine Dayalı Hizmet

Yabancılar Hukuku Alanında Akademik ve Uygulama Deneyimine Dayalı Hizmet

Yabancılar hukukuna ilişkin idari süreçler, yalnızca Göç İdaresi'ne standart bir dilekçe verip beklemekten ibaret basit başvuru işlemleri değildir.

Bu alan; sürekli değişen genelgelerin, ani idari uygulamaların ve güncel Danıştay yargı kararlarının günü gününe, yakından takip edilmesini gerektiren son derece dinamik bir disiplindir.

Bu alanda hukuk büromuz tarafından sunulan profesyonel hizmetlerde; her müvekkilin kişisel, ailevi ve ticari durumu adeta bir terzi titizliğiyle, detaylı şekilde analiz edilmekte ve en doğru yasal başvuru yöntemi baştan belirlenerek sürecin hiçbir sürprize mahal vermeden, güvenli şekilde ilerlemesi sağlanmaktadır.

Özellikle en ufak bir hatanın faturasının çok ağır olduğu ikamet izni reddi, Türk vatandaşlığı başvurusu reddi ve deport kararlarına karşı açılan iptal davalarında; hukuki sürecin sadece "doğru" değil, aynı zamanda yasal süresi içinde "zamanında" yürütülmesi, yabancının Türkiye'deki hayatının, yatırımlarının ve aile bütünlüğünün parçalanmasını (telafisi güç sonuçların doğmasını) önlemek açısından kritik bir öneme sahiptir.

Sonuç

Yabancılar hukuku, Türkiye'de yeni bir hayat kurmak, yatırım yapmak veya ailesiyle bir arada yaşamak isteyen yabancı uyruklu bireylerin devlete karşı yasal kalkanını oluşturan en hayati hukuk dalıdır.

İl Göç İdaresi Başkanlığı'nın giderek katılaşan politikaları, sürekli güncellenen genelgeler ve tavizsiz denetimler göz önüne alındığında; ikamet izni başvurularını, vatandaşlık süreçlerini veya deport (sınır dışı) krizlerini kulaktan dolma bilgilerle veya yetkisiz aracı kurumlarla yönetmeye çalışmak, kelimenin tam anlamıyla ateşle oynamaktır.

Yapılacak en ufak bir başvuru hatası veya kaçırılan kısacık bir yasal süre; kişinin Türkiye'deki tüm yatırımlarının heba olmasına, aile bütünlüğünün parçalanmasına ve yıllarca sürecek giriş yasaklarıyla (tahdit kodları) ülkeye veda etmesine neden olabilir.

Büromuz; Türkiye'deki hukuki statünüzü sağlam temeller üzerine inşa etmek, idarenin haksız ret ve sınır dışı kararlarına karşı en agresif yasal mücadeleyi vermek ve özgürlüğünüzü, yatırımlarınızı, ailenizi hukuki güvence altına almak için her zaman yanınızdadır.

Yabancılar Hukuku Danışmanlığı

Türkiye'deki resmi işlemlerinizde pürüz yaşamayın. İkamet izni ve vatandaşlık başvurularınızı uzmanlıkla, eksiksiz ve hızlıca sonuçlandırıyoruz.

Sık Sorulan Sorular

İkamet (oturma) izni başvurum reddedildi, ne yapmalıyım?

İkamet izni başvurunuzun reddedilmesi durumunda, tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesi'nde "İptal Davası" açma hakkınız bulunmaktadır. Ancak dikkat edilmelidir ki, dava açmak tek başına ülkede kalış hakkı vermez; vize veya muafiyet süreniz dolmuşsa kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde Türkiye'yi terk etmeniz istenir. Bu süreçte hem iptal davasının açılması hem de meşruhatlı vize veya farklı bir kalış nedeni (öğrenci, çalışma vb.) ile yeni bir strateji çizilmesi için acilen avukat desteği alınmalıdır.

Deport (sınır dışı) kararına karşı dava açmak sınır dışı edilmeyi durdurur mu?

Evet, durdurur. Hakkınızda verilen sınır dışı kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde İdare Mahkemesi'nde iptal davası açtığınızda (terör, kamu güvenliği veya kamu sağlığı gibi kanundaki istisnai haller dışında) sınır dışı işlemi davanın sonuna kadar otomatik olarak durur. Kişi, mahkeme sonuçlanana kadar Türkiye'den zorla çıkarılamaz. Bu 7 günlük sürenin kaçırılmaması hayati önem taşır.

Gayrimenkul (taşınmaz) satın alarak Türk vatandaşlığı kazanmanın şartları nelerdir?

Güncel mevzuata göre; Türkiye'de en az 400.000 Amerikan Doları (veya karşılığı döviz) değerinde bir veya birden fazla gayrimenkulü satın alıp, tapu siciline "3 yıl satılmayacağı" şerhini koyduran yabancılar, istisnai yoldan Türk vatandaşlığı başvurusunda bulunabilirler. Sürecin geçerli bir SPK onaylı gayrimenkul değerleme raporuyla desteklenmesi ve döviz alım belgesinin usulüne uygun düzenlenmesi şarttır.

Turistik amaçlı ikamet izni (oturma izni) uzatılabilir mi?

Son dönemde Göç İdaresi tarafından alınan sıkı tedbirler ve güncellenen göç politikaları gereğince; ilk kez alınan turistik ikamet izninin süresi bittiğinde, aynı gerekçeyle (sadece turizm amacıyla) uzatma başvurusu yapılması genellikle reddedilmektedir. Yabancının Türkiye'de kalmaya devam edebilmesi için kalış amacını değiştirmesi (örneğin; taşınmaz alımı, çalışma izni, öğrenci statüsü veya Türk vatandaşıyla evlilik gibi) haklı ve yasal bir gerekçe sunması gerekmektedir.

Çalışma izni almak, aynı zamanda ikamet izni yerine geçer mi?

Evet, geçer. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'na göre, geçerli bir çalışma izni aynı zamanda ikamet (oturma) izni sayılmaktadır. Dolayısıyla, Türkiye'de usulüne uygun şekilde çalışma izni almış olan bir yabancının, ülkede yasal olarak kalabilmek için ayrıca bir ikamet izni başvurusu yapmasına gerek yoktur.

İletişime Geçin